zagros

BU DAĞLARIN ADI YOK

Bir yorum yapın

Ellerin kehribar taneli tespih taşlarına değer gibi okşuyor yamaçlarını dağların. Her değdiği yerde yaşamsal nehirler tomurcuk açıp, baharları salıyor ışığın türküsüne. Ekmek ve tütün kokusu karışırken geceye, alazın aynasından kayıyor suretleri ve yeminlere kök veren hatırlayışlara. Bu dağların adı yok diyorum. Olmayacak da özlemlere kırağı düşüp dağlandıkça sevgi sözcükleri. Bu dağların adı yok diyorum, her […]

Devamını Oku...
leonardo-14

BİR DELİNİN GÜNLÜĞÜNDEN

Bir yorum yapın

BİR GÜNLÜKTEN ANEKTODLAR 2 Ağustos 2002 Ben, hep doğuda güneşin doğuşunu gördüm. Orada, Nemrut’tan yâda hayranı olduğum Tatvan’dan görmeyi arzulardım. Şimdi uzaktan Doğu’ya bakarak karşılıyorum sabahları. Serinlik, alnını çizerek kaderime hiç el sürmeden sabahlara abanıyor. Yeşilin, özlemime bulaştığı duyguların ağırlığında istemsiz istemsiz giyiniyorum. Uyanıkken de kendimi başka yerde, unutulmadığım yerde bırakıyorum, hayal yaşayışın ölü giysisidir […]

Devamını Oku...
maviogut

BENDEN BANA MAVİ ÖĞÜTLER

Bir yorum yapın

Bulutların narin elleri ve uçurumların mavi dudaklarında artsız bir gazel. Kulaklarımda, adamdan saymamın mümkün olmadığı körelen yüreklerim uğultulu ikazları. Ve şaşıp kalmamak elde mi, çürüten adımların tekrarından. Uzun zamandır tadı eskimiş sabahlarda bir ikindi gibi gerinerek kalkarım. Yorgun mısraların seyrinden dalarım bu kente Hikâyemi soruyorsun. Desem de ne desem. Kendisine ağlamaklı yılların yareni. Bilerek ışığa […]

Devamını Oku...
156_3933guneydogu-rotasi

Batıya bakar doğudan doğarız

Bir yorum yapın

 Yıldızların koynunda terli bir şarkı bizi esir eden öykümüz diye kabullendiğimiz. Işıl ışıl gözlerimiz orada. Ağlamaklı tebessimlerin sustuğu dünyadır birazda orası. Ve hiç çekinmeden kalbimizi bırakacağımız her şeyden koruyacak ve bu yorgun düşürenlerden arındıracağına inandığımız son durağımız, adı ya ölüm yâda özgürlük…      Batıya bakarken doğudan doğuyoruz, ekmek kokusu, suların serinliği kurulurken kutsal dağların sevgisine. […]

Devamını Oku...
askdaglar

AŞK & DAĞLAR

Bir yorum yapın

Toprakça konuşurken sular Tatlı yumulmuş kirpiklerin mutluluğudur cennet Her kayada dururken izi beş parmağın Üşürken korkar mı günler Umudun sığınağında atarken yürekler Aşk; sevginin sonsuzluğunda sever kendini, dağlar gibi ucu bucağı yoktur, her sınır onun sınırsızlığıdır. Dağlar; Eksiksizliğinde bir bütünün el kitabıdır tüm devaları çığlığının sayfalarında saklar, heybetini sevdikçe aşka bürünür. İşte bundan oturdular aşkın […]

Devamını Oku...
sozcuk

ANLAŞILMAYAN SÖZCÜKLER

Bir yorum yapın

I Kanın şakağında beyaz parmaklar. Ve dili dağlanan ufuklarda parolasız umursamadan uçan kuşların kanadında siması değişken adı bende tescilli ölümün diriliğine kurban edilen efsanelik hayatların çiçeklere, zamanımızı kucaklayan mevsimlere dönüşen o derinden nefes alışları. Şimdi gecenin zemheriyle kaplanmış aynasından kayıyoruz günahsız çocukların emekleyen uykularına. Çünkü çocukluk yüreğinde büyüyen düştür, acılarını aklayan sarnıç… Kaç harf tutuşur […]

Devamını Oku...
amed

AMED KALBiMiZiN SOLUĞU SOLUĞUMUZUN KALBiDiR

Bir yorum yapın

Amed, koynunda taşıdığı o tılsımlı nehirleri taşıyarak sulamıştır hep tarihimizi… Ve her çağın bütün mahsumiyetiyle gönül rahatlığıyla mağrur dallarına konmaktan çekinmediği bir şehir. Amed… Kürt kalbinin soluğu olduğu kadar aynı zamanda soluğunun da kalbi.. Anlam olan, değer yamaçlarından heryeri ışıtan bir güneş… Yüreklerin karanlık inkar ağlarında çırpınarak kurumaya ölmeye itinayla yaklaştırıldığı demlerde, sözün yalın ölümü […]

Devamını Oku...
391426_373543442715563_585296792_n

ADINI SEN KOY

Bir yorum yapın

O asi çığlıkların dudaklarımızdan dökülen yaprakları. Ve bir baharı tokuştururken ellerimize en hüznündeki mevsimlerin makamı. Şimdi ismini sen koy bütün tarifsiz duyguların. Serseri bir şamarın etkisiyle çarpıyor yüzüme yalnızlığın rüzgârı. Gözler önünde eriyen bir benin çaresiz yakarışı. Yakarış ki secdesinden tarihe uzanıp fedakârlıkları aşındırarak beyazımı boyuyan bütün siyahî renklerde bile sana dair tutku. Harflerin intiharında […]

Devamını Oku...
6117_alzheimer-_demans-5-300x169

ADINA BAKMADAN KIRDILAR ELLERİMİ

Bir yorum yapın

Bak yine kâğıda yağdım yüzüm siyah. Bin yıl geçmiş sanki aradan, hıçkırık kokuyor kalemimin dili. utangaç bir süzülüş çiziyor, siniyor, yılışıyor beyazına sayfanın. Bin yılın borçlu kalacağı bir hasret gibi yığıldın kalbimin koyaklarına. Daralan nefesim, kızaran gözlerim, titrek ellerim ve mavi harflerimin yoksunluğuyla, ezikliğimle adına dokunma hissiyle geliyorum. Yüzümün siyahı kirletiyor göğünü satırların. Sana bilenmiş […]

Devamını Oku...
gunluk

Adı Olmayan Gün – Bir Delinin Günlüğünden

Bir yorum yapın

Her zamanki gibi bir zindan günüydü. Ya da öyle olduğunu sanıyordum. Öyle olmadığını anladım. Haber bültenlerinin spikerleri, hareket önderimizin yakalanarak getirildiğini durmadan söylüyor. Dakika başı tekrarlanarak çeşitli kişilerin de yorumları alınıyor. Hayır, spekülatiftir, gündem çarpıtıcıdır. Olacak şey değil. Nasıl olur. Ama içime uğursuz ve sıkıntı yaratan bir hava çöktü. Yakalandığından emin konuştu spikerler. Ve yetkilerin […]

Devamını Oku...